Anasayfa / Giyim ve Moda / Türkiye Hazır Giyim Sektörü ve Hedefleri

Türkiye Hazır Giyim Sektörü ve Hedefleri



İhracatın ve istihdamın lokomotifi hazır giyim sektörünün önünde büyük hedefler var. Orta vadede ihracatı 30 milyar dolara çıkarmayı planlayan hazır giyimciler, yeni teşviklerin de etkisiyle yatırımlarını sürdürüyor…

DÜNYANIN en önemli hazır giyim üretici ülkelerinden biri olan Türkiye bu özelliğini korumak için gerekli adımları atıyor. Son yıllarda daha çok katma değeri yüksek ürünlere yönelen hazır giyimcilerin önümüzdeki dönemlere ilişkin hedefleri de büyük.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Hadi Karasu, 2017 yılında dünya ekonomisinde yüzde 3.3-3.5 büyüme gerçekleştiğini, aynı dönemde istihdamda da artış gözlendiğini belirterek, mal ticaretinde ise yüzde 10 oranında büyüme yaşandığını hatırlatıyor. Dünya ekonomisinin 2018 yılının ilk çeyreğini de iyi geçirdiğini belirten Karasu, “Türkiye’nin dünya ticareti içindeki yerine baktığımızda 2018 Mart ayında hazır giyim ihracatı yüzde 11 arttı. İhracatta büyüyen pazarlar içinde yüzde 20 ile İspanya dikkat çekiyor. En büyük pazarımız Almanya’da da yüzde 2 artış var” diyor.

“MARKALI İHRACATA ODAKLANMALIYIZ”

Hazır giyim sektörünün 2017 yılını 17 milyar dolarla bir önceki yılla aynı seviyede ihracat yaparak kapattığını söyleyen Karasu, bugüne kadar sürekli artış gösteren hazır giyimde sektöründeki bu durumun geçici olduğunu dile getiriyor. Karasu, şöyle devam ediyor: “Jeopolitik iyileşmeler olursa markalı ürünlerin Rusya ve Ortadoğu ülkelerine satışında bu yıl artış olur. Genel hazır giyim ihracatımız ise ülkenin genel büyümesi ve genel ihracat artışına paralel büyür. Avrupa pazarında perakende sektörünün büyümesi 2018’de de 2017 düzeyinde bekleniyor. Türkiye ile diğer ülkelerin ilişkilerindeki iyileşme doğrultusunda büyüme oranı olumlu etkilenecektir.

Hazır Giyim

Türkiye’nin değiştirilemeyecek jeopolitik avantajı Türk hazır giyimini rakiplerinin her zaman önünde konumlandırmıştır. Türk müteşebbis ruhu pek çok rakip sayılabilecek ülkede ve pek çok sektörde başarılamayanı yaparak hazır giyim sektörünü hammadde, üretim ve servis alanında güçlendirip, en yüksek katma değeri üretmesini sağladı. Zaman içerisinde bu iki özelliği kullanarak rakipleri içerisinde en hızlıyı, en kaliteli yapan ülke olarak ün yaptı. Ardından hız ve kaliteye, tasarım ve koleksiyon yapabilme yeteneğini ekledi. Bütüne bakıldığında üretken iş gücünün de etkisi ile İtalya, İspanya ve Portekiz’i Avrupa’da bu alandan çekilmeye zorladı. Denimde dünyanın en büyük üreticileri arasındaki ilk üçteki unvanımızı devam ettiriyoruz. Çorapta dünyanın ikinci büyük üreticisi olan Türkiye, dünyanın sekizinci, Avrupa’nın ise en büyük üçüncü hazır giyim tedarikçisi konumunda. Ar-Ge, Ür-Ge, tasarım, kumaş, konfeksiyon dahil tüm süreçlerin yapıldığı tek gücüz. Türkiye vazgeçilemez ülke olma özelliğini elinde tutuyor. Bizim bundan sonra yapmamız gereken değer endeksi yüksek markalı ihracata odaklanmak.”

“ORTA VADEDE 60 MİLYAR DOLAR”

Türkiye’de hazır giyim ihracatının dörtte üçünü gerçekleştiren İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği (IHKIB) de bu yönde çalışmalarını sürdürüyor. IHKIB Başkam Mustafa Gültepe, halen 17 milyar dolar olan hazır giyim ihracatını orta vadede 60 milyar dolara çıkaracaklarını vurguluyor. Geçen günlerde “Hazır Giyim Sektörü Vizyon Bel gesi” adı altında sektörün ihracat stratejisini açıkladıklarını belirten Gültepe, üretimde verimliliği temel alacaklarının altını çiziyor. Gültepe, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Toplu ihracat ve hazır giyim ekosistem koordinasyon merkezi oluşturacağız. Ardından tasarımcı-sanayi-ci kazan-kazan işbirliği modelini geliştireceğiz. Bu modeli Türk Moda Konseyi ve Uluslararası Tasarım Merkezi müfredatı üzerine kurgulayacağız. Tasarımcının oluşturacağı katma değeri sektöre kazandırarak ihracat değerini büyüteceğiz.”

“YÜZDE 15 BÜYÜYECEĞİZ”

Dünyaca ünlü birçok markanın en önemli tedarikçileri arasında yer alan Yeşim Tekstil’in Genel Müdürü Şenol Şankaya da hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotifi olma özelliğini bundan sonra da sürdüreceğinin altını çiziyor. Türkiye ekonomisinin 2018 yılında yüzde 5 civarında büyümesini beklediklerini ifade eden Şankaya, “2018 yılından itibaren önümüzdeki beş yıl içinde Yeşim Tekstil olarak yüzde 15-20 arasında ciddi bir büyüme hedefi koyduk kendimize. Bu yıl sonunda ise yüzde 15’lik büyüme öngörüyoruz” diyor.




Tekstil ve hazır giyimin birlikte değerlendirildiğinde ihracatı yüksek, ithal girdisi ise sadece yüzde 12-13’lerde olan bir sektör olduğunu ifade eden Şankaya, bu açıdan bakıldığında hazır giyimin katma değerin çok daha yükseltilebileceği bir sektör olduğunu vurguluyor. Şankaya, sözlerine şöyle devam ediyor:“10-15 yıl önce ‘Bu sektör bitecek’ yönünde değerlendirmelerde bulunuluyordu. Geçen yıllar bu değerlendirmelerin doğru olmadığını gösterdi. Özellikle en iyi müşterimiz olan Avrupa ülkeleri de Türkiye’nin bu sektörde alternatifinin olmadığını gördü. Bizdeki esneklik, hız, kalite yakın coğrafyada başka hiçbir yerde yok. Sektörümüz bu anlamda çok dinamik. ipliğimiz elimizin altmda, dokuma, baskı boya, dikiş, aksesuar, her şey var. Hem Ar-Ge, hem tasarım Ür-Ge olarak çok güzel teşvikler var. Bu teşvikleri kullanarak tasarım ve Ar-Ge konusuna odaklanarak hedeflerimize ulaşmalıyız. Türkiye’yi gelecekte daha iyi bir noktada hayal ediyorum. Bunun içinde öncelikle dijital dönüşüme ayak uydurmalıyız. Ayrıca Ar-Ge, tasarım ve eğitim konusunda ülke olarak daha fazla yatırım yapmalıyız.”

“TEKNİK TEKSTİLE YATIRIMLAR SÜRECEK”

Çimentodan enerjiye pek çok sektörde faaliyet gösteren Kipaş Holding, tekstil ve hazır giyim üretiminde de Türkiye’nin önde gelen şirketleri arasında yer alıyor. İplikten konfeksiyona kadar entegre üretim altyapısına sahip olan firma denim üretiminde de söz sahibi. Kipaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz, yeni yatırımlarla özellikle teknik tekstilde kapasitelerini büyüteceklerini söylüyor. Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün modayı ve yeni trendleri yakından takip ettiğini dile getiren Öksüz, bunun sektörün en büyük değeri olduğunu vurguluyor. Aynı zamanda İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İT-HİB) Başkanı olan Öksüz, şöyle devam ediyor:

“Büyümenin 2018’de de devam edeceğini düşünüyorum. Grup olarak bu yıl büyüme hedefimiz ciro bazlı yüzde 30’dur. Teknik tekstil yatırımlarının önümüzdeki süreçte artarak devam etmesini öngörmekteyiz. 2050 yılında Türkiye’yi dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasında göreceğimize inanıyorum. Bunun gerçekleşmesi için sanayi yatırımlarının hız kesmemesi, eğitim kalitemizin artması ve ülkemizin en az 3-4 tane dünya devi grupları çıkarması gerekiyor.”

YATIRIMLAR ARTIYOR

Türkiye’de hazır giyim sektörünün en güçlü olduğu alanlardan biri de iç giyim. Tüm İç Giyim Sanayicileri Demeği (TİGSAD) Başkan Yardımcısı Nazım Kanpolat, iç giyim üretiminde Türkiye’nin ciddi bir kapasiteye sahip olduğunun altını çiziyor. Bu kapasitenin bölgede bir başka ülkede bulunmadığına işaret eden Kanpolat, yeni teşviklerle birlikte yatırımların daha da artacağı görüşünde. Kanpolat, şunları söylüyor:

“Hükümetin açıkladığı yeni teşvikler bize güç veriyor. Bu teşviklerin etkisiyle yatırımların artacağını düşünüyorum. Çevremizdeki tüm olumsuzluklara rağmen ülkemiz büyümesini sürdürüyor. İki saatlik uçuş mesafesinde çok büyük bir pazara sahibiz. İç giyim sektörü olarak düzenlediğimiz Linexpo Fuarı’na birçok ülkeden alıcı geliyor. Bu fuarı daha da geliştirmeyi planlıyoruz. Fuarın tanıtımı için birçok ülkede toptancı firmalarla birebir görüşmeler yaptık. Bu görüşmelere bu yıl da devam ediyoruz. Tüm bunların da etkisiyle ihracatımızın önümüzdeki dönemlerde artarak devam etmesini bekliyorum. İhracat konusunda bu yıl yeni bağlantılar kurduk. Firma olarak da ihracatımız artıyor. ”

Mustafa GÜLTEPE / İHKİB Başkanı
”Değer zincirine büyük oyuncular katmalıyız”

Hazır giyim ihracatında 2018’in ilk çeyreğinde yüzde 11.4 artış gerçekleşti. Üretimde yeniden yapılanmayı tamamladığımızda ihracatımız 6 milyar dolar artacak. Değer zincirine katacağımız büyük oyuncularla 3 milyar, tasarımcı-sanayici işbirliği ile 2 milyar, global ölçekli markalarımızla 5 milyar olmak üzere toplamda 16 milyar dolarlık bir ihracat artışı sağlayacağız. Böylece 2017’de 17 milyar dolar olan ihracatımızı 33 milyar dolara çıkaracağız. Halen 20 dolar olan kilogram birim fiyatımız 30 dolara yükselecek. Markalı ihracatımız yüzde 10’dan yüzde 25’e, yüzde l’in altında olan yüksek tasarımlı ürün ihracatımız ise yüzde 5’e ulaşacak.

Abdulkadir KONUKOĞLU / Sanko Holding Onursal Başkanı
”325 milyon dolar yatırım yapacağız”

Ekonominin zor olduğu dönemlerde yatırımlara hız verip, geleceğe hazırlanmak istiyoruz. Bu amaçla 2018 yılı için tekstilde 80 milyon dolar, enerjide 175 milyon dolar, çimentoda 35 milyon dolar, ambalajda 20 milyon dolar, 15 milyon dolar da diğerleri olmak üzere toplam 325 milyon dolarlık yatırım öngördük. 225 milyon dolarlık kısmı yıl sonuna kadar, kalan 100 milyon dolarlık kısmı ise 2019’da tamamlanacak. Tekstildeki yatırımlarımız yenileme ve tevsii olarak iki bölümden oluşuyor. Enerjide tevsii olarakjeotermal ve rüzgâr santralleri yatırımlarına devam ediyoruz. Çimentoda çeşitlendirme, kapasite artışı ve yenilemelerle birlikte yeni otomasyon yatırımları olacak. Ambalajda kapasite artışı ve çeşitlendirme yatımlarımız var. Dur durak bilmiyoruz ve yatırımlara var gücümüzle devam ediyoruz. Bunu yaparken de yeni sektörlerde yatırım yapmak yerine, içinde bulunduğumuz sektörlerde büyümek istiyoruz. Bu, yeni konulara açık olmadığımızdan değil, iyi bildiğimiz ve faaliyette bulunduğumuz iş kollarında büyümek istememizden kaynaklanıyor.

Hadi KARASU / Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı
“Markalaşmaya önem vermeliyiz”

İhracatı iki rakamlı yüzdelerle büyütmek istiyoruz. Bunun için özellikle Avrupa pazarlarında önemli adımlar atıyoruz. Büyük oyuncular entegre üretim yapmayı sürdürürken, tasarıma odaklı markalı üretim yapmaya da daha fazla odaklanırsak AB’nin tüm kategorilerde ihtiyacını karşılayabilecek iddiaya sahip olabiliriz. Diğer yandan ortak milli çıkarlarımız için, ülkemizin algısını ve marka değerini yükseltmek için, sektörel büyüme ve markalaşma için birlikte aynı yöne yürümeyi öğrenmemiz lazım. Güç birliği yaptığı takdirde potansiyelini ikiye üçe katlayacak çok sayıda sanayicimiz var. TGSD olarak bu gücü ortaya çıkarmak için somut adımlar atıyoruz ve ana pazarlarımızla temaslarımızı artırıyoruz.

ÖZBEYMEN





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir