Giyim Sektörü ve Moda Haberleri

Hazır giyim sektöründe yüzler gülüyor

ERTELENEN taleplerin hayata geçmesiyle birlikte hazır giyim sektöründe yüzler gülüyor. Haziran ayında başlayan normalleşme takvimi ile birlike tekrar hareketlenen hazır giyim sektöründe gerek organize perakende gerekse ihracatçı kesimi artan taleplerden memnun, özellikle yaz sezonuyla birlikte cirolarda ciddi artışlar yaşandı.



Hazır giyim sektörü

İdriz Çokal; Şimdi yeni sezona girdik. Sonbahar kış dönemi başladı. Markalar yeni koleksiyonlarını vitrinlere çıkardı. Geçen yıl tamamen pande-minin etkisinde geçtiği için çok kötü bir sonbahar kış sezonu geçiren hazırgiyim ve ayakkabı sektöründe bu sezon işler yoluna girmiş gibi görünüyor. Ertelenen talepler mağazalara hareketlilik getirmiş durumda. Geçen yıl yapılamayan alışverişler bu sezon yapılmaya başlandı.

Hem iç piyasa hem de ihracat pazarlarında çok ciddi bir hareketlilik var. Sektör temsilcileri ile yaptığımız görüşmede keyiflerin oldukça yerinde olduğunu gözlemledik. Talepler o kadar artmış ki imalat tarafında kapasiteler tamamen dolmuş. Yeni yatırım hazırlıkları yapılırken ilk etapta çift vardiya üretimler yapılmaya başlanmış. Sektörün çift vardiyaya geçmesinin ekonomi açısından oldukça umut verici bir gelişme olduğunu vurgulayalım.

Hazır giyim sektörü iç piyasada 25 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe sahip. Ayrıca 19 milyar dolarlık da ihracatı olan bir sektör. Tekstil ve deri tarafı ile birlikte bu rakam 30 milyar doların üzerine çıkıyor. İstihdam sayısı da 1 milyonun üzerinde. Yeni sezonun başlaması ile birlikte sektörün nabzını tuttuk. Hem sektörün önemli markalarının sahipleri ve yöneticileri ile hem de sektör birlik ve derneklerinin başkanları ile konuştuk.

hazır giyim
Hazır giyim sektörü

“ACİL YATIRIM YAPMAMIZ LAZIM”

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, Eylül ayı itibarı ile kapasite kullanımında yüzde 81’e ulaşan sektörün acil olarak büyük ölçekli yatırıma ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Pandemi sonrası Avrupa ve 1 ABD merkezli markaların siparişlerinde Türkiye’ye önemli bir kayma gözlemlediklerini hatırlatan Gültepe, “Hızla yeni kapasite yaratamazsak büyük bir fırsatı kaçırabiliriz” uyarısında bulunuyor. Gültepe, pandemi ile birlikte küresel tedarik zincirindeki değişimin hazır giyim sektörü için yeni fırsatlara kapı araladığını vurguluyor. Avrupalı markaların artık Çin gibi uzak ülkeler yerine tedariklerini yakın coğrafyalardan karşılama arayışında olduklarını anlatan Gültepe, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ülkemiz hem Avrupalı hem de ABD’li markaların radarında. Avrupa ve ABD merkezli küresel markaların siparişlerinde son dönemde önemli bir artış var. Sektör Eylül ayında yüzde 81 kapasite ile çalıştı. İhracatçı firmalarımızda bu oran yüzde 85’in üzerine çıktı. Bazı firmalarımız siparişleri yetiştirmek için vardiyalı sisteme döndü. Dolayısıyla hızla yeni kapasite yaratmamız gerekiyor. Her fırsatta dile getirdiğimiz bir iddiamız var. Biz İstanbul’u moda merkezi, Anadolu’yu üretim üssü yapmak istiyoruz.

Bölgesel teşviklerin de katkısıyla Anadolu’da son yıllarda önemli yatırımlara imza attık. Ama çok daha fazlasını yapmalıyız. Anadolu’da sürdürülebilir ve çevre dostu üretim kapasitesine sahip fabrikalarımızın sayısını hızla arttırmalıyız. Eğer çok acil yatırım yapamazsak çok önemli bir fırsatı kaçırabiliriz. Ocak – Eylül dönemlerine bakıldığında en yüksek ihracatı bu yıl gerçekleştirdik. 2021’i 19 milyar doların üzerinde bir rekorla kapatacağız.”

SLOW FASHION DÖNEMİ

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Eş Başkanı Ramazan Kaya da yaptığı açıklamada sektörde siparişlerin hızla arttığını, kapasite kullanım oranlarının yükseldiğini vurguluyor. Pandemi nedeniyle sektörün bir süre düşük kapasitelerle çalıştığını hatırlatan Kaya, “O dönem geride kaldı. Hazır giyimde yatırım hazırlıkları yapılıyor. İlk etapta bir süredir tek vardiya çalışan sektör çift vardiya sistemine geçti. 65 bin kişi ilave olarak istihdam edildi. İstihdam artarak devam edecek” diyor. Pandemi döneminde tüketici taleplerinin de değiştiğini belirten Kaya, “Tüketici eskiden fast fashion (hızlı moda) giysileri tercih ederdi.

Pandemi sonrasında Slow fashion (Rahat moda) tercih etmeye başladı. Markalarımız da yeni sezon koleksiyonlarını bu talepler doğrultusunda hazırladı. Ayrıca tüketici bilinci çok arttı. Ürün satın alımlarında etiketler okunuyor, kontrol ediliyor. Organik mi, pamuk mu, doğaya saygılı mı gibi birçok özellik tercih sebebi artık” diyor.

AYAKKABICILAR EK SİPARİŞ VERİYOR

Ayakkabı sektörü pandemiden bağımsız ekstra zor bir dönem geçirdi. Üzerine bir de pandemi eklenince zorluk derecesi iyice arttı. Birçok ünlü ayakkabı markasının konkordato süreçlerini dergimizde yazdık. Ancak o günler geride kalacak gibi. Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TASEV) Başkanı Hüseyin Çetin, ayakkabı sektöründe yüzlerin gülmeye başladığını söylüyor. Sonbahar kış sezonunun ayakkabı sektörü için bereketli bir başlangıç olduğunu belirten Çetin, şu bilgileri aktarıyor:

“Pandemi döneminde mağazalar açılamadı. Bu dönemde organize perakendeciler talepleri azalttılar. Şu anda ise bir hareketlilik var. Mağazalardaki ürünler bitmeye başladı. Mağazalardan imalatçı firmalara yeni siparişler geliyor. Belli bir üretim artışı yakalandı. İmalatçılar fazla mesai yapmaya başladı. Burada tek sorunumuz şu an için ara eleman sıkıntısı. Talepler daraldığı dönemde istihdam da azalmıştı. Bunu da kısa sürede aşarız. Sektör ve ayakkabı meslek lisesi bu konuda çalışıyor.

Öğrencilerimizi okulu bitirir bitirmez istihdam edeceğiz. Sadece iç piyasada değil, ihracatta da artışlar var. 1 milyar dolarlık ihracat rakamı yakalanır. Potansiyel 1.5 milyar dolar. Avrupa Birliği ülkelerinden sipariş artışları var. Pandemi tedarik zincirlerinin yönünü değiştirdi. Eskiden Çin’e giden siparişlerin bir kısmı Türkiye’ye gelmeye başladı. Sektör zor günleri geride bırakıyor. Ayakkabı sektörü güçlü bir dönüş yapıyor.”

TURİZMİN OLUMLU ETKİSİ

Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan öncel de yaptığı açıklamada normalleşme sonrası turizm sektörünün de etkisi ile çok güzel bir temmuz ve ağustos ayı geçirdiklerini söylüyor. Turist harcamalarının ciro artışlarında ciddi bir etkisinin olduğunu belirten öncel, “Ekim sonu itibariyle turizmin etkisi azalır. Bu tarihten sonra tüketici ile iyi bağları olan markaların satışları etkilenmez. Ancak alt gelir grubuna hitap eden firmaların satışları etkilenebilir” diyor. Ekim ayının geçiş dönemi olduğunu belirten öncel, “Kasım ayında online’da çok ciddi satışlar yaşanır. Bütün büyük kampanyaları online alışveriş siteleri kasım ayında yapıyor, Aralık ayı da yılbaşı etkisiyle iyi geçer” diyor.

Pandemi nedeniyle geçen yıldan elde kalan stoklarla ilgili de önemli bir tespitte bulunan Öncel, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Geçen yılı pandemide geçirdik. Stoklarda mal da kalmış olabilir. Ancak burada değerli ve değersiz stoklar diye iki bölümde bakmak lazım. Kaban, mont, beyaz gömlek gibi her zaman satılan ürünlerin stokları sıkıntı yaratmaz. Hatta değerli stok sayılır. Yeni fiyattan satılacağı için avantaj bile olabilir. Ancak moda ürünlerde durum farklı. Geçen yılın modasını bu yıl tüketici istemeyebilir. Geçen yılın öne çıkan rengi bu sene kabul görmeyebilir.”



Süleyman ORAKÇIOGLU / Orka Holding (Damat-Tween) Yönetim Kurulu Başkanı
“Dijital Rönesans yaptık”

Sektör pandemi döneminin yaralarını sarıyor. Sadece iç pazarda değil, globalde de bir hareketlilik var. Orka Holding olarak hem yurt içinde hem de yurt dışında yeni mağaza açılışları yapacağız. Şu anda yurt dışında 14, yurt içinde 10 mağaza kesinleşti. Tüketicinin ertelenen talepleri gelmeye başladı. Biz pandemi döneminde de durmadık. Dijital tarafta, online alışverişte çok iyi noktalara geldik. D[jital Rönesans yaptık. Görüntülü online alışveriş yaptık. Müşterilerimizle hep iletişim halinde olduk. Ekim geçiş dönemi.

Sonbahar kış sezonunu biz temmuz sonunda açtık. Artan maliyetlerimizi fiyatlara yansıtmadık. Bunun karşılığını da gördük. Geçen yılın yüzde 80 üzerindeyiz. Verimliliğimiz arttı. Karlılığı en iyi firmalardan biriyiz. Pandemi sürecini en iyi yöneten firmalardanız. Global pazarlarda da iç pazarda da büyümemizi sürdüreceğiz. Tüketici artık fonksiyonel ürünler istiyor. Sabah iş toplantısına gittiği kıyafet ile öğlen yemeğe de gitmek istiyor. Aynı kıyafet ile hem resmi hem rahat olmak istiyor. Kıyafetlerimiz yeni taleplere göre şekilleniyor. Nano teknoloji, yüzde 100 pamuklu gibi ürünler öne çıkıyor. Tüketicinin rahatlığına odaklanıyoruz. Travel takım elbiseler öne çıkıyor artık.

Burak ÖVÜNÇ / FLO Mağazacılık CEO’su
“Haziran ayında satışlar iki katına çıktı”

Evlere kapandığımız dönemde ayakkabı alışverişi ve tüketimi düştü, terlikler öne çıktı ama o bile belli bir oranda kaldı. Türkiye’de pandeminin seyrine bakacak olursak, kapanma olduğu dönemlerde biz de kapandık. Açılma döneminde de haliyle bizim işlerimizde açıldı. Fakat biz pandemi dönemindeki durgunluğa rağmen yurt içi ve yurt dışı yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. Yarısı yurt içinde yarısı yurt dışında olmak üzere 42 açılış yaparak 3 kıtada 21 ülkede 600’ün üzerinde mağazamızla büyümemizi sürdürdük. E-ticaret altyapımıza yatırımlarımız artarak devam etti. Spor kategorisi pazar payı pandemi öncesinde yüzde 30’lardayken yüzde 35’lere dayandı.

Spor ayakkabı kategorisi ve İn Street mağazalarımızla birlikte güçlü bir giriş yaptığımız spor tekstili potansiyel büyüme alanımız. E-ticaret iş hacmimiz 2020’de katlanarak büyüdü. 2020 yılında e-ticaretin payı yüzde 20 oldu. 2021 yılının ilk beş ayında ise pandemi nedeniyle düşük kapasiteyle çalıştık. Ancak haziran ayında normalleşme süreci ile birlikte yeniden hız kazandık. Haziran ayında geçen senenin iki katına yakın satış gerçekleştirdik. Bu artış ivmesi okula dönüş sezonunda da devam etti. Yılın son çeyreğinde de ivmemizi koruyacağımızı düşünüyoruz ve 2021 yılını 6 milyar TL ciro ile kapatmayı planlıyoruz. Son 5 senede ortalama yüzde 30 büyüyoruz. Önümüzdeki yıl ise hedefimiz 9.5 milyar TL.

Hilal SUERDEM / Kiğılı CEO’su
“Çevreci yeşil moda önceliğimiz”

2020 yılı perakende moda sektörü için zorlu bir seneydi. İş yapış şekillerinin ve satış kanallarının değiştiği bir süreç oldu. Pandemi sebebiyle yasakların gelmesiyle offline’da sıkıntılı günler yaşadık. Ancak bu zorlu sürece rağmen güçlü mali yapımız, lojistik gücümüz ile hızlıca adapte olarak 2020 yılını mevcut durumumuzu koruyarak kapattık. İş yapış şekillerimizi bu doğrultuda gözden geçirerek inovasyona gittik.

Dijital kanalların daha çok kullanılmasına yönelik olarak e-ticaret iyileştirmelerinde bulunduk. Omnichannel, görüntülü alışveriş gibi online’da müşteri deneyimine katkı sağlayacak çalışmalar yaptık. 2021 yılına hızlı bir giriş yaparak yurt dışı yatırımlarımıza ağırlık verdik. Yılın ilk yarısında yurt dışında 17 mağaza açtık. Bu yatırımları girdiğimiz ülkelerin önemli spor kulüplerine sponsor olarak güçlendirdik. Bu yılın sonunda yurt dışında toplam 66 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz. Yurt dışı hedeflerimizin yanı sıra firma olarak tekstil sektöründe atık dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyoruz.

Çevresel ve ekonomik döngüye destek olmak amacıyla yeşil moda anlayışı ile oluşturduğumuz koleksiyonumuzda yer alan ürünlerle, hem üretim aşamasında doğaya olumsuz etkiyi en aza indiriyor, hem de insan sağlığı için en doğru boya ve kumaşları kullanarak doğal ve benzersiz bir giyim seçeneği sunuyoruz. Yeni sezonda gömleklerimizi ileri dönüştürülmüş ipliklerle üretiyoruz, örme grubu atıklarından dolgu elyaflı montlar yapıyoruz ve doğal liflerin kullanıldığı pantolonları yüzde 100 doğal boyar maddelerle renklendiriyoruz.

Eren ÇAMURDAN / Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su
“Son çeyrek çok önemli”

Geçtiğimiz yıl yasakların kademeli olarak kaldırılmaya başladığı yaz aylarında mağazalarda ciddi bir hareketlilik vardı. Sonbaharda kısıtlamaların geri dönmesi, okulların uzaktan eğitime, birçok işyerinin uzaktan çalışmaya devam etmesi nedeniyle sonbahar-kış sezonu fiziksel mağazalarda oldukça durgun geçti. Bu yıl da yaz aylarında benzer bir süreç yaşandı. Fiziksel mağazalarda alışverişi özleyenler yaz ve tatil ihtiyaçları için mağazalara koştular. Şu anda aşılanma oranlarının da artmasıyla daha normal bir süreç içindeyiz.

Ve bu sürecin ziyaret ve alışveriş oranlarına olumlu etkisini gözlemliyoruz. Sektörümüz açısından özellikle yılın son çeyreği çok önemli. An itibarıyla okula dönüş sezonundayız, 11.11, Black Friday, yılbaşı gibi dönemlerde sektörde ciddi bir hacim artışı yaşanıyor, o nedenle son çeyreği çok iyi değerlendirmek istiyoruz ve buna göre hazırlıklarımızı yaptık.

Tüm bunların etkisiyle 2021’i 2019’a kıyasla güçlü bir finansal ve operasyonel performansla kapatacağız. 2021’in ilk 8 ayındaki online gelirlerimiz 2019‘un aynı dönemindeki online cironun yaklaşık 2,5 katına çıktı. Böylece toplam ciromuz içerisinde daha önce 2024 yılı için koyduğumuz yüzde 40 online satış payı hedefine 2021 Eylül itibariyle yaklaştık. Yeni dönem trendlerinde ise “akıllı ve çevre dostu tüketim” öne çıkıyor. Biz de bu kapsamda sürdürülebilir moda alanını genişletmeye dönük çalışmalarımızın sayısını artırıyoruz.

Hazır Giyim Üretimi Artan Talebe Yetişemiyormuş

İdriz Çokal / PARA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu